Teknoloji

TikTok, Avrupa’da kullanıcı verileri nedeniyle rekor cezayla karşı karşıya

tiktok donald trump

TikTok kullanıcı verilerinin Çin’e aktarıldığına dair iddialar, uygulamanın Avrupa Birliği içinde büyük bir yaptırımla karşılaşmasına neden olabilir. İddialar doğru çıkarsa, ByteDance 500 milyon avroyu aşan bir cezayı ödemek zorunda kalacak. Söz konusu kararın, İrlanda Veri Koruma Komisyonu tarafından nisan ayı bitmeden açıklanması bekleniyor. Bu ceza, Avrupa’daki veri gizliliği uygulamaları açısından dikkat çeken bir gelişmeye işaret ediyor.

GDPR kapsamındaki bu soruşturma, dört yıl önce TikTok’un veri işleme yöntemleriyle ilgili şikâyetler üzerine başlatıldı. Özellikle Avrupalı kullanıcıların kişisel bilgilerinin, Çin’deki mühendisler tarafından erişilebilir olması ciddi bir ihlal olarak değerlendirildi. Şirket her ne kadar verilerin yalnızca ABD’ye aktarıldığını öne sürse de, teknik personelin Çin’den bu verilere erişebildiği yönündeki bulgular ağırlık kazandı. Bu durum, GDPR’ın veri aktarımı konusundaki kurallarına açıkça aykırı.

Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü gereğince, şirketlerin Avrupa’daki faaliyetlerini yönettikleri ülkenin otoritesi, bu tür soruşturmalarda yetkili sayılıyor. ByteDance’in Avrupa genel merkezi Dublin’de yer aldığından, süreç İrlanda Veri Koruma Komisyonu tarafından yönetiliyor. Bu komisyon, son yıllarda pek çok büyük teknoloji şirketi hakkında benzer incelemeler yürüttü. TikTok’a yönelik karar da bu bağlamda değerlendiriliyor.

Soruşturma kapsamında, TikTok’un özellikle bakım ve yapay zekâ mühendislerinin Avrupa’daki kullanıcı verilerine erişim sağladığına dair teknik kanıtlar incelendi. Bu erişimin doğrudan bir veri aktarımı olmasa bile, GDPR hükümlerine göre bir ihlal teşkil ettiği ifade ediliyor. Avrupa’daki regülasyonlar, kullanıcı verilerinin yalnızca güvenli ülkelerle paylaşılmasına izin veriyor. Çin ise bu tanıma uymayan ülkeler arasında yer alıyor.

TikTok’un Avrupa dışına veri aktarma iddiaları, sadece teknik değil, aynı zamanda siyasi düzlemde de dikkatle izleniyor. Çin’in yüksek gözetim teknolojileriyle bilinen bir ülke olması, kullanıcı verilerinin kötüye kullanılabileceği endişelerini artırıyor. Bu bağlamda, şirketin şeffaflık politikaları da sorgulanıyor. Güven inşa etme konusunda TikTok’un önünde zorlu bir süreç bulunuyor.

Her ne kadar TikTok, kullanıcı verilerinin güvenliği konusunda çeşitli önlemler aldığını savunsa da, denetleyici kurumların elde ettiği bulgular daha farklı bir tablo ortaya koyuyor. Özellikle Avrupa’daki kullanıcılar için bu durum, veri gizliliği bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir. Uygulamanın popülerliği göz önüne alındığında, alınacak kararın etkisi oldukça geniş bir kitleyi ilgilendiriyor. Bu nedenle karar, benzer platformlar için de emsal teşkil edebilir.

TikTok’un bu süreçteki açıklamaları, denetleyici kurumları tatmin etmiş değil. İrlanda makamları, Çin’deki mühendislerin verilere erişiminin yalnızca olasılıktan ibaret olmadığını belirtiyor. Tüm bu gelişmeler ışığında, veri güvenliği konusundaki hassasiyetin daha da artacağı öngörülüyor. Cezanın boyutu ve içeriği ise yakın zamanda netlik kazanacak.

Diğer yandan, TikTok’un yalnızca Avrupa’da değil, ABD’de de baskı altında olduğu görülüyor. ABD Kongresi, uygulamanın Çin’le bağlantılarını kesmemesi halinde yasaklanabileceği uyarısında bulundu. Bu kapsamda şirketin 5 Nisan’a kadar bir alıcı bulması ya da yeni bir yapıya kavuşması bekleniyor. Aksi takdirde uygulamanın ABD’de yasaklanması gündeme gelecek.

TikTok küresel ölçekte baskı altında

ABD’deki bu gelişmelerin ortasında Amazon gibi büyük şirketlerin olası alıcılar arasında adı geçiyor. Ancak bu süreç de henüz belirsizliklerle dolu. Tüm bu gelişmeler, TikTok’un küresel düzeyde ciddi baskılar altında kaldığını gösteriyor. Hem Avrupa’da hem de ABD’de yaşananlar, platformun operasyonel yapısını yeniden şekillendirebilir.

TikTok’un Avrupa’da karşılaştığı bu cezai işlem, sadece bir şirketin değil, tüm dijital platformların veri politikalarının geleceği açısından belirleyici olabilir. Kullanıcı verilerinin güvenliği, artık sadece teknik bir konu değil, aynı zamanda politik ve ekonomik sonuçlar doğuran bir mesele haline geldi. Bu doğrultuda, regülasyon kurumlarının önümüzdeki dönemde daha sıkı adımlar atması sürpriz olmayacak.