Premier Lig, futbolun en çok tartışılan kararlarından biri olan ofsayt pozisyonlarına yönelik teknoloji kullanımını bir adım öteye taşıyor. 12 Nisan’da devreye alınacak yarı otomatik ofsayt teknolojisiyle birlikte, karar süreleri ciddi şekilde kısalacak. Yeni sistem, kararın doğruluğunu değil hızını artırmayı amaçlıyor. Ortalama olarak ofsayt kararları 30 saniye daha erken verilecek.
Bu teknoloji, sahaya yerleştirilen 30 kameradan gelen verilerle çalışıyor. Topun konumu ve oyuncuların yüzey hareketleri milimetrik hassasiyetle izleniyor. Her oyuncunun vücudundan toplanan 10 bin farklı veri noktası, kararın dayanağını oluşturuyor. Tüm bu veriler gerçek zamanlı işlenerek sanal ofsayt çizgileri oluşturuluyor.

Sistemin işleyişinde, pozisyonun pas anı otomatik şekilde tespit ediliyor. Ardından sanal ofsayt çizgisi, hücum oyuncusu ve son savunmacının konumuna göre otomatik biçimde oluşturuluyor. Buna rağmen VAR ekibi son kararı vermeden önce sistemin sunduğu görüntüyü inceliyor. Böylece hem teknoloji hem de insan gözü devrede kalıyor.
Yeni sistem, karar anlarını izleyici için daha anlaşılır hale getirmeyi de hedefliyor. Hem stadyumlarda hem de yayın ekranlarında, ofsayt pozisyonlarını açıklayan animasyonlar gösterilecek. Bu animasyonlarda, beyaz çizgi ofsayt sınırını temsil ederken, oyuncunun pozisyonu yeşil ya da kırmızı renkle belirtiliyor. Bu sayede kararın neden verildiği anında anlaşılır hale geliyor.
Her ne kadar süreç otomatikleşmiş olsa da, bazı durumlarda geleneksel VAR çizimleri yedek olarak kullanılacak. Özellikle çok sayıda oyuncunun topu ya da birbirini engellediği pozisyonlarda sistem tek başına karar veremeyebilir. Bu gibi durumlarda, VAR hakemleri yine manuel müdahalede bulunacak. Böylece karar sürecinde esneklik korunmuş olacak.

Premier Lig diğer organizasyonlardan daha farklı bir sistem kullanıyor
Premier Lig, bu sistemi daha önce bazı FA Cup karşılaşmalarında ve test maçlarında denemişti. Sistemin güvenilirliği bu denemelerle ölçülmüş ve uygulamaya alınması yönünde karar verilmişti. Bununla birlikte, Dünya Kupası, Serie A, La Liga ve Şampiyonlar Ligi gibi üst düzey organizasyonlarda da benzer teknolojiler kullanılmıştı. Premier League’in sistemi ise farklı bir yapıda geliştirildi.
Bu özel sürüm, Genius Sports adlı teknoloji firmasıyla birlikte ligdeki hakem organizasyonu PGMOL tarafından geliştirildi. Bu versiyonda topun içine çip yerleştirme uygulaması bulunmuyor. Diğer liglerin bazı versiyonlarında bu özellik yer alıyordu. Ancak Premier League, optik takip teknolojisini topa müdahale etmeden kullanmayı tercih etti.
Bu sistemin bir diğer getirisi de maçların akıcılığına katkı sağlaması. Ofsayt kararları yüzünden yaşanan uzun duraksamalar artık daha kısa sürecek. Böylece hem futbolcuların konsantrasyonu korunacak hem de izleyiciler için kesintisiz bir futbol deneyimi sağlanacak. Bu durum, özellikle yoğun tempolu Premier League karşılaşmalarında önem taşıyor.
Yarı otomatik sistemin devreye girmesi, tartışmalı ofsayt kararlarının da önüne geçmeyi hedefliyor. Tartışmalar tamamen bitmese bile, kararların temeli artık daha şeffaf şekilde izah edilebilecek. Ek olarak, sistemin sunduğu grafikler ve veriler izleyiciye daha açık bilgi sunma imkânı tanıyor. Bu da maç sonrası değerlendirmelerde daha somut verilerle konuşulmasına olanak sağlıyor.
Premier Lig’in bu hamlesi, futbol teknolojilerinin gelişiminde bir başka eşiği temsil ediyor. Tam otomasyonla karar veren bir sistemden ziyade, insan kontrolünü dışlamayan dengeli bir yapı benimsenmiş durumda. Bu yaklaşım, hem teknolojinin gücünden yararlanmak hem de futbolun doğasındaki insani karar sürecini korumak açısından önem taşıyor. Böylece oyun akışında denge korunmuş oluyor.