OpenAI’ın kısa süre önce ChatGPT platformuna entegre ettiği yeni görsel oluşturma özelliği, lansmanından yalnızca birkaç gün sonra 700 milyon görselin üretildiği etkileyici bir ivmeye ulaştı.
Şirketin operasyonlardan sorumlu yöneticisi Brad Lightcap’ın bugün X platformunda yaptığı açıklamaya göre, 25 Mart’ta kullanıma sunulan bu güncellenmiş görsel üretici sayesinde, şu ana kadar 130 milyondan fazla kullanıcı toplamda 700 milyondan fazla görsel oluşturdu. Lightcap, ekibin yüksek talebe yanıt vermek için 7/24 çalıştığını belirtti. Özelliğin özellikle Hindistan’da yoğun ilgi gördüğü, bu ülkenin ChatGPT’nin en hızlı büyüyen pazarı haline geldiği de kaydedildi.
Bu yeni görsel üretici, özellikle Studio Ghibli tarzında gerçekçi görseller oluşturma yeteneğiyle sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Fakat bu ilginin beraberinde bazı zorluklar da getirdiği görülüyor. OpenAI CEO’su Sam Altman’a göre, görsel üreticinin beklenenden fazla ilgi görmesi nedeniyle bazı ürün güncellemelerinde gecikmeler yaşandı ve mevcut hizmetlerde dönemsel performans düşüşleri gözlemlendi.
Talep, altyapı kapasitesini zorluyor
Altman, şirketin bu yoğun taleple başa çıkabilmek adına altyapıyı genişletme çalışmalarına hız verdiğini ifade etti. OpenAI’ın bulut bilişim kaynaklarını artırma, sunucu kapasitesini yükseltme ve hizmet sürekliliğini sağlama yönünde çeşitli yatırımlar gerçekleştirdiği bildiriliyor. Buna rağmen, özellikle yoğun saatlerde kullanıcıların hizmete erişimde gecikmeler yaşayabildiği gözlemleniyor.
Yeni görsel üretici, ChatGPT’nin hem ücretli hem de ücretsiz kullanıcıları için erişilebilir durumda. Ancak bazı yüksek kaliteli veya özel görsel üretim seçeneklerinin yalnızca Plus ve Enterprise abonelikleri kapsamında sunulduğu belirtiliyor. Bu durum, şirketin uzun vadeli gelir modeliyle de doğrudan ilişkili. Öte yandan, görsel üretim kapasitesinin bu denli hızla artması, kullanıcı davranışlarının metin tabanlı sistemlerden çoklu ortam destekli araçlara yöneldiğini de gösteriyor.
Her ne kadar bu başarı dikkat çekici olsa da, bazı uzmanlar bu hızlı büyümenin etik ve teknik sorumlulukları da beraberinde getirdiğini vurguluyor. Özellikle görsellerin telif hakları, dezenformasyon riski ve gerçek dışı içerik üretimi gibi konular, uzun vadede düzenleyici kurumların ve teknoloji geliştiricilerinin gündeminde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.
Bunun yanı sıra, kullanıcıların oluşturduğu görsellerin kalitesine dair detaylı analizler henüz kamuya açık değil. Ancak kullanıcıların sosyal medya üzerinde paylaştığı örnekler, sistemin sanatsal ve yaratıcı yönlerini oldukça başarılı şekilde yansıttığını gösteriyor. Yine de, bazı görsel örneklerin gerçeğe fazlasıyla yakın olması, özellikle derin sahte (deepfake) içeriklere ilişkin kaygıları da yeniden gündeme taşıyor.
Her ne olursa olsun, OpenAI’nin bu yeni aracı, hem yapay zekâ tabanlı içerik üretiminin geldiği noktayı hem de kullanıcı taleplerinin dinamik doğasını anlamak açısından önemli bir gösterge sunuyor. Şirketin önümüzdeki haftalarda bu alandaki teknik gelişmeler, kullanım sınırları ve güvenlik politikaları hakkında yeni bilgiler paylaşması bekleniyor.