General Motors, sürücülerin sürüş ve konum verilerini izinleri olmadan paylaştığı iddialarıyla ilgili ABD’de 220 milyon dolarlık uzlaşmaya vardı. Michigan Başsavcılığının 29 Ekim açıklaması, 36 başsavcının katıldığı sürecin yeni veri koruma yükümlülükleri getirdiğini bildiriyor. Bağlantılı otomobil hizmetlerini genişleten GM için konu, araçtaki dijital özelliklerin hangi izinlerle çalıştığını yeniden gündeme taşıyor.
Soruşturmanın merkezinde 2016–2024 dönemindeki Smart Driver programı bulunuyor. Yetkililere göre program, sürücülerin güvenli sürüş alışkanlıklarını geliştirmesine yardımcı olacak bir araç olarak tanıtıldı. Ancak sürüş bilgileri veri aracılarına satıldı. Bu şirketler de bilgileri sigorta kuruluşlarına iletti.
Toplanabilen bilgiler yalnızca toplam kilometreden oluşmuyordu. New York Başsavcılığının açıklaması, yolculukların başlangıç ve bitiş saatlerinin, ani fren ve hızlanmaların, hız sınırı aşımlarının kayda girdiğini aktarıyor. Yetkililer bu verilerin sigorta primlerini etkileyebilecek biçimde kullanılabildiğini belirtiyor.
Bunun yanında kayıt süreci de eleştirilerin odağında yer alıyor. Birçok müşterinin araç satın alırken bayide programa katıldığı, bazı durumlarda bayi çalışanlarının koşulları müşterinin yerine kabul ettiği iddia ediliyor. New York açıklamasına göre GM, bağlantılı hizmet kayıtlarını artırmak amacıyla bayilere teşvik de sağladı.
Uzlaşma, sürücülere doğrudan tazminat ödemesi getirmiyor
220 milyon dolarlık tutar, eyaletlerle varılan uzlaşmanın parçası. Michigan makamları, anlaşmanın tüketicilere doğrudan geri ödeme veya tazminat sağlamadığını özellikle belirtiyor. Maddi giderim isteyen ayrı bir ülke çapındaki toplu dava ise sürüyor. Bu iki süreci birbirine karıştırmamak gerekiyor.
GM bundan sonra sürüş ve konum verilerini toplamadan ya da açıklamadan önce açık ve olumlu tüketici rızası almak zorunda. Ayrıca toplanan sürüş verisini sınırlandırması ve kapsamlı bir gizlilik programı uygulaması gerekiyor. İç denetimle birlikte dışarıdan veri koruma değerlendirmesi de anlaşmanın koşulları arasında bulunuyor.
Bayi tarafında eğitim ve gözetim yükümlülükleri getiriliyor. Böylelikle yalnızca araçtaki menüler değil, hizmetin ilk kez açıldığı satış süreci de denetimin parçası hâline geliyor. Bir müşterinin hizmete katıldığına ilişkin kayıt ile o müşterinin gerçekten bilgilendirilmiş olması arasındaki fark, soruşturmanın temel başlıklarından birini oluşturuyor.
Yetkililerin aktardığı bir başka sorun, OnStar uygulamasının 370 binden fazla kişiye Smart Driver kaydı bulunmadığını yanlış biçimde göstermesi. Soruşturma, bu kişilerin gerçekte programa kayıtlı olduğunu ortaya koydu. GM, Smart Driver programını 2024’te sona erdirdi. Dolayısıyla uzlaşma bugün başlayan yeni bir veri toplama uygulamasına değil, geçmişteki programa ilişkin iddialara dayanıyor.
Bu gelişme, bağlantılı araç hizmetlerinde izin ekranlarının neden önemli olduğunu somutlaştırıyor. Navigasyon veya uzaktan araç bulma için verilen izinle, sürüş alışkanlıklarının sigorta amaçlı kullanımı aynı kapsamı taşımıyor. ABD’deki bu uzlaşma Türkiye’de otomatik bir ödeme hakkı doğurmuyor. Yerel kullanıcılar açısından haberin temel karşılığı, araç hizmetlerindeki veri paylaşımı seçeneklerini ve açıklamalarını birlikte değerlendirme ihtiyacı.
Günün Öne Çıkan Fırsatları







