Teknoloji

Donald Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı kişisel Gmail hesabından askeri bilgiler paylaşmış

donald trump michael waltz

Donald Trump yönetiminin ulusal güvenlik danışmanlarından Michael Waltz, kişisel Gmail hesabından yürüttüğü resmî yazışmalar nedeniyle eleştirilerin hedefi oldu. Washington Post’un elde ettiği e-postalara göre, Waltz çeşitli hassas askerî konuları devlet e-postası yerine kişisel adresi üzerinden tartıştı. Söz konusu yazışmalar, gelişmiş silah sistemleri ve aktif askerî pozisyonlarla ilgili detaylar içeriyordu. Bu durum, federal güvenlik standartlarının ihlali anlamına gelebileceği gerekçesiyle tepki topladı.

Yayımlanan belgelerde, Waltz’ın Gmail hesabı üzerinden başka devlet kurumlarındaki yetkililerle teknik detaylar konuştuğu anlaşılıyor. Üstelik bu e-postalarda yer alan diğer yetkililerin tamamı resmî hükümet adreslerini kullanıyordu. Bazı devlet görevlileri, Waltz’ın Gmail hesabına ajandası ve diğer iş belgelerinin de gönderildiğini belirtiyor. Bu belgeler doğrudan gizli sınıfına girmese de, güvenlik açısından istismar edilebilir türden.

Donald Trump yönetimi dijital skandallarla gündemde

Waltz’ın iletişim alışkanlıkları, geçtiğimiz hafta yaşanan başka bir dijital skandalın ardından tekrar gündeme geldi. Waltz, Yemen’e yönelik planlanan askerî operasyonu konuştuğu bir Signal grubuna yanlışlıkla bir gazeteciyi davet etti. The Atlantic’in genel yayın yönetmeni Jeffrey Goldberg’in gruba eklenmesiyle durum ortaya çıktı. O gün gerçekleşen askerî operasyonla doğrudan ilgili olan bu yazışma, büyük güvenlik sorularını beraberinde getirdi.

Tüm bu gelişmeler ışığında kamuoyunda bir soru öne çıkıyor: Yüksek düzeydeki güvenlik yetkilileri kişisel hesaplarıyla devlet işlerini yürütmeli mi? Konuyla ilgili konuşan Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Brian Hughes, Waltz’ın hiçbir zaman açık hesaplar üzerinden gizli bilgi paylaşmadığını savundu. Hughes, ortada Waltz’ın kişisel e-posta kullanımına dair herhangi bir somut ihlal kanıtı olmadığını öne sürdü. Buna rağmen uzmanlar, güvenliğin yalnızca bilgi içeriğiyle değil, taşıma yöntemleriyle de sağlanması gerektiği görüşünde birleşiyor.

Florida Başsavcısı Pam Bondi ise olayın cezaî bir soruşturma konusu olma ihtimalinin düşük olduğunu ifade etti. Bondi’nin açıklamaları sırasında Hillary Clinton’ın kişisel sunucu meselesine göndermede bulunması dikkat çekti. Clinton’ın e-posta skandalı, 2016 seçim sürecinin en tartışmalı konularından biriydi. Bu örnekle Waltz’ın durumu arasında bir kıyas yapılması, meseleye siyasi bir boyut da eklemiş oldu.

Waltz’a dair güvenlik açıkları bununla sınırlı değil; kişisel Venmo hesabı üzerinden de dikkat çeken bir ifşa yaşandı. Wired dergisinin hazırladığı bir habere göre, Waltz’ın herkese açık Venmo geçmişinde yüzlerce askerî yetkili ve gazetecinin adı tespit edildi. Bu durum, dijital platformlarda şeffaflık ile gizlilik arasındaki dengenin yeniden sorgulanmasına neden oldu. Özellikle kamu görevi yürüten isimlerin sosyal medya ve uygulama kullanımına daha fazla dikkat göstermesi gerektiği ifade ediliyor.

Öte yandan Spiegel International, sızdırılan çevrim içi veri tabanlarında Waltz’a ait e-posta adresine bağlı birçok parolanın yer aldığını yazdı. Bu şifrelerin, kişisel hesapların güvenliğinin ne denli zayıf olabileceğini gözler önüne serdiği belirtiliyor. Özellikle yüksek profilli devlet yetkililerinin bu tür açıklarla hedef hâline gelmesi olasılığı göz ardı edilemiyor. Tüm bunların yanında, söz konusu güvenlik zafiyetleri gelecekte çok daha büyük sonuçlara yol açabilir.

Her ne kadar doğrudan gizli bilgi paylaşımı yapılmadığı iddia edilse de, kişisel hesaplar üzerinden yürütülen resmî yazışmalar sistemsel güvenlik zincirini zayıflatıyor. Devlet kurumları içindeki veri güvenliği politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Teknik düzeyde yapılan her eylemin, içerik ne olursa olsun belli güvenlik standartlarına uyması bekleniyor. Özellikle askerî operasyonlarla ilgili detayların kişisel platformlarda konuşulması büyük bir risk unsuru taşıyor.

Kamuoyunda oluşan genel kanaat, güvenlik danışmanları gibi kritik görevdeki kişilerin kişisel hesaplarını yalnızca bireysel kullanım için saklamaları yönünde. Bu tarz ihlallerin tekrar etmemesi adına, çalışanlara yönelik dijital güvenlik eğitimlerinin ve denetimlerinin artırılması gerektiği ifade ediliyor. Waltz örneği, bireysel dikkatsizliklerin kurumsal yapıları nasıl zora sokabileceğinin net bir örneği olarak görülüyor. Kurum içi iletişim politikalarının güncellenmesi artık ertelenemez bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.