Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği’nin sanayi desteklerinde Avrupa üretimini öne çıkaran Made in Europe yaklaşımına Türkiye’nin de eşit ortak olarak katılması gerektiğini söyledi. AFP’ye verdiği röportajda Bolat, Türkiye’yi dışarıda bırakan bir düzenlemenin iki tarafın üretim, yatırım, istihdam ve ihracat çıkarlarına zarar vereceği uyarısını yaptı. Açıklama, Türkiye’deki otomotiv üretiminin Avrupa ile ilişkisi açısından yeni bir diplomasi adımını oluşturuyor.
Bolat’ın savunduğu çerçeve, Avrupa ile birlikte üretim anlamındaki Made with Europe yaklaşımına dayanıyor. Bakan, Türkiye’nin sonradan ayrıcalık isteyen bir ülke gibi değil, baştan itibaren üretim ağının eşit bir ortağı olarak değerlendirilmesini istiyor. Bu nedenle açıklama, Türkiye’nin kapsama kesin olarak girdiği yönünde bir karar duyurusu niteliği taşımıyor.
AFP’nin aktardığına göre AB, kamu kaynağından yararlanmak isteyen otomotiv ve temiz enerji gibi stratejik sektörlerde Avrupa ürünlerinin tercih edilmesini sağlayacak bir çerçeve üzerinde çalışıyor. Görüşmeler, serbest ticaret anlaşması, Gümrük Birliği veya kamu alımı anlaşması bulunan ortakların ürünlerini de kapsayıp kapsamayacağı üzerinde sürüyor.
Türkiye ile AB arasında 1995’ten beri Gümrük Birliği bulunuyor. Bolat röportajda yıllık mal ticareti için 205 milyar avro, otomotiv ticareti için 55 milyar avro rakamını paylaştı. Ayrıca Türkiye’deki otomotiv üretiminin yaklaşık dörtte üçünün Avrupalı şirketlere ait olduğunu belirtti.
Bakanlık, teklifin otomotive ilişkin eklerine de odaklanıyor
Ticaret Bakanlığının 29 Eylül tarihli açıklaması, tartışmanın yalnızca genel bir ülke tanımıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Bolat o açıklamada, Komisyonun 4 Mart teklifinin Türkiye’yi ve Gümrük Birliği’ni kapsadığını, ancak eklerde özellikle otomotiv bakımından kısıtlayıcı hükümler bulunduğunu aktarmıştı. Bakanlık bu ayrıntıları AB kurumları ve üye ülkelerle görüşüyor.
Öte yandan Bolat, Türkiye’nin AB ortak gümrük tarifesini uyguladığını, sanayi standartları ile mevzuatının da AB teknik düzenlemeleriyle eş değer nitelik taşıdığını vurguluyor. Dolayısıyla Ankara’nın talebi, mevcut üretim ve tedarik ilişkilerinin yeni destek sisteminde de karşılık bulmasına odaklanıyor. Bakanlığın görüşme takvimi, konunun tek bir açıklamayla sonuçlanmadığını da ortaya koyuyor.
Türkiye’de üretilen bir otomobilin Avrupa’daki desteklere hangi koşullarda erişeceği bakımından belirleyici ayrıntıları nihai düzenleme ortaya koyacak. Bolat’ın açıklamaları üreticilerin ve tedarikçilerin beklentisini yansıtıyor. Şu aşamada bu talebi yürürlüğe girmiş yeni bir teşvik hakkı veya kesinleşmiş bir dışlama kararı gibi okumamak gerekiyor.


