BMW, Neue Klasse elektrikli otomobillerinde kullandığı altıncı nesil yüksek voltajlı bataryalarının üretimini Çin’de başlattı. Şirketin Shenyang kentindeki tesisinde üretim faaliyetlerine geçilmesiyle birlikte Gen6 olarak adlandırılan bataryaların üretildiği merkezlerin sayısı üçe yükseldi. Daha önce Macaristan’ın Debrecen ve Almanya’nın Strasskirchen kentlerindeki tesislerde üretime başlanmıştı. BMW, elektrikli otomobillerine yönelik batarya tedarikini farklı bölgelerdeki tesisleri üzerinden karşılamayı hedefliyor. Çin’deki fabrikanın devreye girmesi de Neue Klasse modellerinin üretim kapasitesini destekleyecek gelişmeler arasında yer alıyor.
BMW’nin Gen6 batarya üretim ağı önümüzdeki dönemde daha da genişleyecek. Şirket, ABD’nin Woodruff ve Meksika’nın San Luis Potosí kentlerindeki tesislerde de önümüzdeki aylarda seri üretime başlamayı planlıyor. Böylelikle Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’da konumlanan fabrikalar üzerinden farklı otomobil üretim merkezlerine batarya sağlanabilecek. Batarya üretiminin araç fabrikalarına yakın bölgelerde gerçekleştirilmesi, nakliye süreçlerinin kısaltılmasına ve tedarik zincirinin daha esnek biçimde yönetilmesine yardımcı olabilecek. Bunun yanında birden fazla üretim merkezinin bulunması, bölgesel talep değişikliklerine karşı üretim planlamasında daha fazla seçenek sunuyor.
BMW Gen6 bataryaları daha uzun menzil ve hızlı şarj sunuyor
BMW’nin altıncı nesil batarya teknolojisi, Neue Klasse platformuyla geliştirilen elektrikli otomobillerin temel bileşenleri arasında bulunuyor. BMW’ye göre yeni silindirik hücreler, önceki nesil hücrelere kıyasla yüzde 20’nin üzerinde daha yüksek enerji yoğunluğu sunuyor. BMW’nin paylaştığı verilere göre, şarj performansı ve sürüş menzilinde de yüzde 30’a varan iyileşmeler elde ediliyor. Enerji yoğunluğundaki artış, benzer fiziksel alan içinde daha fazla enerjinin depolanmasına olanak tanıyor. Bunun kullanıcı açısından karşılığı ise araç tasarımına ve batarya kapasitesine bağlı olarak daha uzun sürüş menzili ve daha kısa şarj süreleri olabiliyor.
Yeni batarya teknolojisiyle birlikte hücre tasarımında da değişikliğe gidildi. BMW, önceki nesilde kullanılan prizmatik hücreler yerine silindirik hücrelere geçiş yaptı. Gen6 bataryaları, Neue Klasse modellerinde kullanılan 800 voltluk elektrik mimarisiyle uyumlu biçimde geliştirildi. Daha yüksek voltajlı sistemler, uygun şarj altyapısıyla birlikte bataryaya yüksek güç aktarılmasına imkân verebiliyor. Ne var ki gerçek şarj süreleri yalnızca batarya teknolojisine bağlı değil; şarj istasyonunun gücü, bataryanın sıcaklığı ve doluluk oranı gibi değişkenler de bu süreçte etkili oluyor.
Gen6 bataryalarının üretiminde dikkat çeken bir başka yenilik ise hücreden batarya paketine doğrudan entegrasyon sağlayan cell-to-pack yaklaşımı. Geleneksel batarya tasarımlarında hücreler önce modüller hâlinde birleştiriliyor, ardından bu modüller batarya paketine yerleştiriliyor. BMW’nin yeni üretim yönteminde ise silindirik hücreler doğrudan batarya muhafazasına entegre ediliyor ve modül aşaması ortadan kaldırılıyor. Bu yöntem, batarya paketinin içinde kullanılan alanın daha verimli değerlendirilmesini sağlarken montaj için gereken hacmi de azaltıyor. Bunun yanı sıra batarya paketinin farklı gövde tiplerine uyarlanmasını kolaylaştırarak sedan ve SUV gibi farklı araç kategorilerinde ortak teknolojilerin kullanılmasına olanak tanıyor.
Gen6 bataryalarının kullanımı şimdilik BMW iX3 ve i3 modelleriyle sınırlı bulunuyor. Bununla birlikte şirketin ürün planlamasında yer alan iX4’ün ve 2027’nin başlarında sunulması öngörülen bazı iX5 versiyonlarının da bu batarya teknolojisinden yararlanması bekleniyor. Böylelikle aynı batarya mimarisi, farklı boyutlara ve kullanım ihtiyaçlarına sahip elektrikli otomobillerde görev yapabilecek. BMW’nin Neue Klasse modellerine yönelik talebin mevcut üretim kapasitesinin üzerine çıkması, batarya tedarikinin artırılmasını da gerekli kılıyor. Çin’deki yeni üretim merkezi, özellikle model ailesinin genişlemesiyle ortaya çıkacak ek batarya ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunacak.
Öte yandan Gen6 teknolojisinin sağladığı kazanımların bütün BMW modellerinde aynı düzeyde hissedilmesi beklenmiyor. Bataryanın kapasitesi, aracın ağırlığı, aerodinamik özellikleri ve elektrik motorlarının verimliliği, toplam sürüş menzilini doğrudan etkiliyor. Benzer şekilde 800 voltluk elektrik mimarisinin sunduğu şarj avantajlarından yararlanabilmek için uygun yüksek güçlü DC şarj istasyonlarına erişim gerekiyor. BMW’nin üretim ağını Almanya ve Macaristan’ın ardından Çin’e genişletmesi, bu teknolojinin daha fazla modelde kullanılabilmesi açısından üretim tarafındaki kapasiteyi güçlendiriyor. ABD ve Meksika’daki tesislerin de faaliyete geçmesiyle birlikte şirketin farklı pazarlardaki elektrikli otomobil üretimini daha geniş bir batarya tedarik ağıyla desteklemesi mümkün olacak.


