AT&T ve T-Mobile, mobil şebekelerde yapay zeka kullanımını artırırken müşteri verilerini ve ağ altyapısını koruyacak önlemlere de yatırım yapıyor. Reuters’ın 23 Ekim tarihli haberine göre iki operatör, otomatik çalışan sistemlerin yetkilerini ve erişimlerini daha sıkı denetlemek istiyor. Bununla birlikte AT&T Teknolojiden Sorumlu Başkanı Jeremy Legg, tamamen otonom şebekelere geçişin hâlâ yıllar alacağını söylüyor.
T-Mobile Teknolojiden Sorumlu Başkanı John Saw, Reuters Global Markets Forum’da yaptığı değerlendirmede izleme ve müdahale kabiliyetlerine yatırımı artırdıklarını belirtti. Şirket, güvenlik açıklarını hızla kapatabilmek için teknoloji tedarikçileriyle de çalışıyor. Legg ise risklerin operatörün kendi sistemleriyle sınırlı kalmadığına, dışarıdan alınan yazılımların ve yapay zeka ajanlarının da bu kapsama girdiğine dikkat çekti.
AT&T’nin kullandığı önlemler arasında şifreleme, çok faktörlü kimlik doğrulama ve verilere erişimde insan denetimi bulunuyor. Şirket, müşteri hesaplarına erişen ajanların gerçekten ilgili müşterinin yetkisiyle hareket ettiğini doğrulamak üzerinde de çalışıyor. Dolayısıyla hedef yalnızca bir yazılımın ağa bağlanmasını sağlamak değil, hangi kullanıcı adına hangi işlemleri yapabileceğini belirlemek.
Yapay zeka ajanının işlem yapması için hesap sahibinin yetkisi gerekiyor
AT&T’nin üçüncü çeyrek sonuçlarına ilişkin resmi açıklamaları, bu yaklaşımın kullanıcıya nasıl yansıyacağını gösteriyor. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su John Stankey, bir hesabı ajanın yönetip yönetemeyeceğine müşterinin karar vermesi gerektiğini belirtiyor. Stankey, SIM değişimi veya hesap üzerindeki önemli bir işlemde kullanılan kimlik doğrulama ilkelerinin ajanlar için de geçerli olacağını söylüyor. Bu anlatım, bütün işlemleri serbest bırakan bir erişimden ziyade müşterinin yetkisini ve talebini doğrulayan bir yapı tarif ediyor. Başka bir ifadeyle bir ajan kullanmak, hesap sahibinin kontrolü tamamen bırakacağı anlamına gelmiyor.
Öte yandan şebekedeki bazı müdahaleler şimdiden otomatikleşmiş durumda. T-Mobile’ın eylül ayında açıkladığı AutoPilot özellikleri, bir baz istasyonu devre dışı kaldığında çevredeki istasyonların kapsama açığını azaltacak biçimde ayarlanmasına yardımcı oluyor. Mühendisler asıl arızayı giderirken sistem bağlantının devamlılığını destekliyor. Şirket, kendi testlerinde bu ayarlamaların yaklaşık yarı sürede yapılabildiğini belirtiyor. Bu bir şirket ölçümü ve tüm ağın insan müdahalesi olmadan işletildiği anlamına gelmiyor.
T-Mobile ayrıca Dynamic CX sistemini ülke genelinde yaygınlaştırdığını duyurdu. Bu sistem, büyük etkinlikler öncesinde talebi tahmin ederek ağ performansını otomatik ayarlamayı amaçlıyor. Böylece operatörün yapay zeka kullanımında hem beklenmedik kesintilere müdahale hem de önceden tahmin edilebilen yoğunluğa hazırlık yer alıyor.
AT&T’nin yayımladığı yapay zeka yönetim ilkeleri de tedarikçilerin kullandığı sistemlerde veri koruması, şeffaflık ve insan denetimi arıyor. Şirket, yüksek riskli kullanım senaryolarını devreye almadan önce değerlendirdiğini ve üretimdeki yapay zeka uygulamalarını merkezi bir kayıt altında izlediğini bildiriyor. Bu kontroller, yalnızca modelin verdiği yanıtı değil, arkasındaki erişim yetkilerini ve uygulamanın nasıl devreye alındığını da kapsıyor. Operatörlerin açıklamaları, bugün belirli görevlerin otomatikleştirilmesine odaklanıyor. Karmaşık ağ sorunlarının tamamını insan desteği olmadan çözme hedefi ise henüz gerçekleşmiş değil.
Günün Öne Çıkan Fırsatları
REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir. Satış ortaklığı açıklaması

