Yapay zekâ şirketi Anthropic, planladığı halka arzın ardından yatırımcıların şirket yönetimi üzerindeki etkisini sınırlandıracak alışılmışın dışında bir kurumsal yapı oluşturmayı hedefliyor. Claude yapay zekâ modellerini geliştiren şirket, halka açık piyasalardan finansman sağlarken güvenli yapay zekâ geliştirme konusundaki taahhütlerini korumak istiyor. Ne var ki, yapay zekâ modellerinin yetenekleri arttıkça güvenlikle ilgili riskler de büyüyor. Daha yüksek getiri bekleyen yatırımcıların, ürünlerin kullanıma sunulmasını geciktirebilecek güvenlik testlerine ne ölçüde tahammül göstereceği ise belirsizliğini koruyor. Anthropic, kurucularına ve bağımsız bir vakıf benzeri yapıya geniş yetkiler tanıyarak bu çıkar çatışmasını yönetmeyi amaçlıyor.
Şirketin hazırladığı düzenleme, halka arz sonrasında hissedarların yönetim kurulunu değiştirme ve şirket politikalarına müdahale etme olanaklarını ciddi biçimde sınırlandırıyor. Pennsylvania Üniversitesi Hukuk Fakültesi profesörü Elizabeth Pollman, The Verge’e yaptığı değerlendirmede Anthropic’in daha önce kullanılmamış, karmaşık ve kendine özgü bir kurumsal yönetim modeli önerdiğini belirtiyor. Pollman’a göre söz konusu yapı, kurucuların yönetimde belirleyici olduğu ve belirli bir toplumsal amaç doğrultusunda faaliyet gösteren şirketin ihtiyaçlarına göre tasarlandı. Uzmanlar, bu düzenlemenin Anthropic’e ticari faaliyetlerini sürdürürken güvenlik standartlarından taviz vermeme konusunda hareket alanı sağlayabileceğini düşünüyor. Bununla birlikte, hiçbir hukuki düzenlemenin halka açık bir şirketi piyasa koşullarının etkisinden tamamen koruyamayacağına da dikkat çekiliyor.
Anthropic’in yönetim yapısı yatırımcıların etkisini nasıl sınırlayacak?
Anthropic’in kurumsal yapısının temelinde, ABD hukukunda public benefit corporation olarak tanımlanan kamu yararını gözeten şirket statüsü bulunuyor. Bu statü, şirketin yalnızca hissedarların finansal getirisini en üst düzeye çıkarmayı değil, belirlediği toplumsal amacı ve faaliyetlerinden etkilenen diğer tarafların çıkarlarını da dikkate almasını gerektiriyor. Çalışanlar, belirli topluluklar ve şirketin faaliyetlerinden etkilenen diğer gruplar bu kapsamda değerlendiriliyor. Patagonia ve Kickstarter, benzer hukuki statüye sahip kuruluşlar arasında yer alıyor. Anthropic açısından söz konusu statü, güvenli yapay zekâ geliştirme hedefinin ticari kararların değerlendirilmesinde hukuki bir dayanağa sahip olmasını sağlıyor.
Şirketin planındaki daha dikkat çekici düzenleme ise yönetim kurulunun nasıl oluşturulacağıyla ilgili. Normal koşullarda halka açık şirketlerin hissedarları, yönetim kurulu üyelerinin seçimi üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olabiliyor. Bu durum, yatırımcıların şirketin performansından memnun kalmadıkları durumlarda yönetim kurulunu değiştirmelerine veya farklı politikalar uygulanmasını talep etmelerine olanak tanıyor. Anthropic’in önerdiği modelde ise yedi kişilik yönetim kurulunun dört üyesi, Long-Term Benefit Trust adı verilen özel bir yapı tarafından seçilecek. Böylelikle sıradan hissedarlar, yönetim kurulundaki sandalyelerin çoğunluğunu belirleme yetkisine sahip olmayacak.
Teksas Üniversitesi Hukuk Fakültesi profesörü Jens Dammann’ın aktardığına göre Long-Term Benefit Trust, şirketin uzun vadeli toplumsal hedeflerini korumak amacıyla oluşturulmuş bağımsız bir yapı niteliği taşıyor. Bu yapı bünyesinde yapay zekâ güvenliği, ulusal güvenlik, kamu politikaları ve sosyal girişimcilik alanlarında uzmanlığa sahip, şirketle doğrudan finansal çıkar ilişkisi bulunmayan beş oy hakkı sahibi mütevelli yer alıyor. Mütevelliler, Class T adı verilen özel hisse sınıfı üzerinden yönetim kurulu üyelerini atama veya görevden alma yetkisini kullanabiliyor. Bu yetkinin temel amacı, hissedarların finansal çıkarlarıyla Anthropic’in faaliyetlerinden etkilenen kişilerin menfaatleri ve şirketin kamu yararı hedefi arasında sorumlu bir denge kurulmasını sağlamak. Düzenleme, özellikle güvenlik değerlendirmelerinin ticari gerekçelerle hızlandırılması yönündeki taleplere karşı kurumsal bir koruma oluşturmayı hedefliyor.
Yönetim kurulunda kalan üç sandalye üzerinde ise teorik olarak sıradan hissedarların söz hakkı bulunuyor. Fakat Anthropic, Founder LLC adını verdiği ikinci bir mekanizmayla bu alandaki kontrolü de kurucularına bırakmayı planlıyor. Founder LLC, hissedarların oy kullandığı konularda toplam oy gücünün yüzde 50,1’ini kontrol edecek. Pek çok kurumsal kararın basit çoğunlukla alındığı dikkate alındığında, bu oran kuruculara diğer yatırımcıların tercihlerinden bağımsız biçimde kararları kabul ettirme veya engelleme olanağı sağlayacak. Columbia Üniversitesi Hukuk Fakültesi profesörü Dorothy Lund’a göre bu düzenleme, yönetim kurulunun kalan üç üyesinin de fiilen kurucular tarafından belirlenmesi anlamına geliyor.
Halka arz izahnamesinde Founder LLC’nin başlangıçta Anthropic’in yedi kurucusundan oluşacağı belirtiliyor. Bunlar CEO Dario Amodei, şirket başkanı Daniela Amodei, Tom Brown, Jack Clark, Jared Kaplan, Sam McCandlish ve Christopher Olah olarak sıralanıyor. Buna karşılık, şirketin deneysel çalışmalar yürüten Anthropic Labs biriminin eş yöneticilerinden Ben Mann bu grupta bulunmuyor. The San Francisco Standard’ın daha önce aktardığı bilgilere göre Mann da Anthropic’in kurucuları arasında yer alıyor. Dolayısıyla şirketin bütün kurucuları, halka arz sonrasında aynı yönetsel yetkilere sahip olmayacak.
Hukuki güvenceler yapay zekâ şirketlerini piyasa baskısından tamamen koruyamıyor
Uzmanların değerlendirmeleri, Anthropic’in oluşturduğu yapının hukuki açıdan güçlü korumalar sağlayabileceğini gösteriyor. Dammann, kurucular ile Long-Term Benefit Trust’ın şirketin geleceği üzerinde oldukça geniş yetkilere sahip olacağını ve halka açık şirketlerin karşılaştığı baskıların önemli bölümünün bu şekilde sınırlandırılabileceğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi Hukuk Fakültesi profesörü Ann Lipton da sıradan hissedarların yönetim kurulunu seçememesi ve iş kararlarını doğrudan belirleyememesi nedeniyle şirketin hukuken kâr odaklı yatırımcı baskılarından büyük ölçüde yalıtıldığını ifade ediyor. Buna rağmen Lipton, kurucuların da şirkette finansal paylarının bulunduğunu ve bu durumun kararlarını etkileyebileceğini hatırlatıyor. Başka bir ifadeyle, yönetim yetkisinin yatırımcılardan kuruculara aktarılması, ticari çıkarların karar süreçlerinden tamamen çıkarıldığı anlamına gelmiyor.
Anthropic’in karşı karşıya olduğu diğer mesele ise yapay zekâ sektörünün yüksek finansman ihtiyacı. Gelişmiş yapay zekâ modellerinin eğitilmesi ve çalıştırılması, büyük miktarda bilgi işlem kapasitesi, veri merkezi altyapısı ve enerji gerektiriyor. Bunun yanında araştırma faaliyetleri, uzman personel giderleri ve yeni sistemlerin güvenlik değerlendirmeleri de şirketlerin maliyetlerini artırıyor. Lipton’a göre Anthropic’in rakiplerinden daha yavaş ticari gelir elde etmesi durumunda faaliyetlerini finanse etmekte zorlanması mümkün. Bu nedenle hukuki korumalar, şirketin finansman sağlamak için karşılaştığı ekonomik zorunlulukları ortadan kaldırmıyor.
Benzer kaygıları paylaşan Lund, Anthropic’in yatırımcılarla iyi ilişkilerini sürdürmek zorunda kalacağını vurguluyor. Rekabetin yoğunlaşması ve sermaye ihtiyacının büyümesi, zaman içinde güvenlikle ilgili taahhütlerin zayıflamasına neden olabilir. Özellikle yapay zekâ sistemlerinin daha kapsamlı testlerden geçirilmesi ile rakiplerden önce kullanıma sunulması arasında tercih yapılması gereken durumlar, bu gerilimi artırabilir. OpenAI CEO’su Sam Altman’ın da yatırımcı baskısını şirketinin bu yıl halka arzı tercih etmemesinin gerekçelerinden biri olarak göstermesi, benzer kaygıların sektörün diğer şirketlerinde de bulunduğunu ortaya koyuyor. Anthropic ise The Verge’ün güvenlik pahasına yapay zekâ geliştirme faaliyetlerini hızlandırmaya yönelik hissedar baskısına direnip direnemeyeceği hakkındaki sorusuna yanıt vermedi.
Kurucuların ayrılması Anthropic’in yönetim dengesini değiştirebilir
Anthropic’in önerdiği modelin zayıf noktalarından biri, kurucuların şirketteki görevlerini sürdürmesine bağlı olması. Halka arz izahnamesinde şirketin başarısının üst düzey yönetim ekibinin, özellikle de kurucularının görevlerine devam etmesine yüksek ölçüde bağımlı olduğu belirtiliyor. Dario Amodei ve Daniela Amodei, şirketin araştırma faaliyetlerinin ve kurumsal hedeflerinin ilerletilmesi bakımından özellikle kritik isimler olarak gösteriliyor. Bununla birlikte, kurucuların ayrılması yalnızca yönetim deneyiminin kaybedilmesi anlamına gelmeyebilir. Böyle bir gelişme, yatırımcıların etkisini sınırlandıran hukuki mekanizmaların da değişmesine yol açabilir.
Planlanan düzenlemeye göre Founder LLC üyelerinin çoğunluğunun şirketten ayrılması veya grubun kendi isteğiyle feshedilmesi durumunda bu yapı sona erecek. Dammann, böyle bir senaryoda sıradan hissedarların Long-Term Benefit Trust’ın sağladığı korumaları zayıflatabilecek yetkiler kazanabileceğine dikkat çekiyor. Üstelik bu tür değişikliklerin mütevellilerin, kurucuların veya farklı hisse sınıflarına sahip çalışanların desteği olmadan da gerçekleştirilebileceği belirtiliyor. Dammann’a göre halka açık hissedarların, çalışan hissedarların ve kurucuların eşgüdümlü hareket etmesi de vakfın etkisini sınırlayabilecek başka bir yol oluşturuyor. Dolayısıyla Anthropic’in kurumsal düzenlemeleri kalıcı ve koşulsuz güvencelerden ziyade, belirli sahiplik ve yönetim koşullarına bağlı korumalar sunuyor.
Bu yapı, yapay zekâ güvenliği ile ticari büyüme arasındaki ilişkinin halka açık şirketlerde nasıl yönetilebileceğine dair dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Anthropic, sıradan hissedarların yönetim kurulu üzerindeki etkisini büyük ölçüde ortadan kaldırarak güvenlik değerlendirmelerinin kısa vadeli getiri beklentilerine göre şekillenmesini önlemeyi amaçlıyor. Buna karşılık, şirketin yüksek sermaye ihtiyacı, rakipleriyle rekabet etme zorunluluğu ve kurucularının uzun vadeli bağlılığı gibi etkenler hukuki düzenlemelerin dışında kalıyor. Dammann’ın değerlendirmesine göre şirketin toplumsal amacı ile yatırımcı talepleri arasında tamamen giderilemeyecek temel bir gerilim bulunuyor. Finansal performansın güçlü olduğu dönemlerde hissedarlar sınırlı yönetim yetkilerini sorun etmeyebilir, fakat işlerin kötüye gitmesi durumunda aynı düzenlemeler ciddi anlaşmazlıkların kaynağına dönüşebilir.
Günün Öne Çıkan Fırsatları





REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir. Satış ortaklığı açıklaması

